Pages

31 Aralık 2010 Cuma

GÜZELLİKLERLE GEL 2011...

Üsteki resim sevgili miyozu'nun bana ve diğer altı arkadaşımıza armağanı.Nasıl mutlu oldum.Bu başlı başına bir emek.Teşekkürlerimi tabi ki bildirdim ama kendi blogumdanda teşekkür ediyorum arkadaşıma.Bende blogumda bu güzel resimle girmek istiyorum yeni yıla.Bir kaç gündür blogumda yayın yapamıyorum.En önemliside sizleri ziyaret edemiyorum.Gözlerimi bu ara yine çok yordum.Bilgisayara baktığımda bu yorgunluk katlanıyor...Biraz gözlerimi dinlendirmem lazım.Daha sonrasında bunu telafi ederim inşallah:)
2011 yılında hepinize güzellikler diliyorum.2010'u Allah hiç birimize aratmasın.Allah gönlünüze göre versin...

Yeni yılınız kutlu olsun:)
Sevgiler:)

27 Aralık 2010 Pazartesi

AYVA GÖBEK TATLISI::))


GÖBEK TATLISI
He he ayvayı ben ekledim::))
MALZEMELER
2 çay bardağı sıvı yağ.
2 " bardağı yoğurt
1 yumurta
1 paket kabartma tozu
1 " vanilya
1 çay bardağı buğday nişastası
2 " " hindistan cevizi
Yeterince un
Fındık

ŞERBETİ
3 su bardağı şeker
4 " " su
çeyrek limon

Şerbeti kaynatıp soğutun.

YAPILIŞI
Yağ,yoğurt,yumurta,kabartma tozu,vanilya,nişasta,hindistan cevizi,unu yoğurarak hamur kıvamına getirin.Sonra elinize ceviz büyüklüğünde hamur alarak,simit yapar gibi uzatılır.Dolandırarak şekil verilir.Tam ortasına fındık koyulup hafifçe bastırılır.Tepsi yağlanmaz.Fırında pembeleşinceye kadar kızartılır.Tepsi fırından çıkar çıkmaz soğuk şerbet üzerine dökülür.

Dikkat dikkat göbek yapabilir:::))Garantisini vermiyoruz......

Sağlıklı,mutlu,bol kazançlı bir hafta sizinle olsun.
Sevgiyle kalın:)

Görsel-GÖNÜL ÇELEN

26 Aralık 2010 Pazar

BUDA GÜZELMİŞ!!!

PASTEL 38
SÜRÜLÜŞÜ ÇOK RAHAT
İKİ KAT SÜRDÜM

Bu ojeyi çok severek aldım.Şu ellerin üzerine hint kınalarıyla desen yapıyorlar ya bayılıyorum onlara....Bir çok defa yaptırdım.Malzemelerini aldım kendim yapacağım.Bu siyah ojeyi alama nedenimde oydu.İkisini bir arada kullanacaktım.Hint kınasını deneyemedim ama oje denendi.Ben beğendim ya siz?

Sevgiyle kalın:)

Görsel-GÖNÜL ÇELEN

25 Aralık 2010 Cumartesi

BİLİNÇSİZLİK:(

Bize gelen Ayhan ustanın yaşadığı bir olaydan bahsetmek istiyorum.
Bir gün yolda giderken bir kedi yavrusunun acı acı bağrışını duyuyor.Nerede nerede diye ararken.Kedinin bir çukura düştüğünü görüyor.Kedi ile göz göze geldim ve gözleri masmaviydi diyor.Onu çukurdan kurtarmak için bayağı bir uğraşıyor.Sonuç olarak kurtarıyor.Kediyi alıp eve geliyor.Eşi bir de çocuğu var.Hemen kaynaşıyorlar kedi yavrusuyla.Ama eve geldiğinde kedinin gözleri kahveye dönüyor.Kendi herhalde kedinin gözü korkudan maviye dönmüştü diyor.Ama bir sorun var ki! kedi pireden kaynıyor.Eşine soruyor ne yapalım?diye.Ustada badana boya ustası.Bir tek bildikleri şey var tiner.Eşi tiner sürelim pireleri öldürür diyor.Kedinin her yerine tiner sürüyorlar.Kedinin bütün tüyleri yanıyor.Bir deri bir kemik kalıyor ortada.1 ay yaşıyor ve ölüyor.
Kediyi kurtaralım derken öldürüyorlar.Kendileri de çok üzülüyorlar bu duruma.Bilinçsizliğin ne kadar tehlikeli bir şey olduğunu anlatmak için paylaştım sizinle bu kötü hikayeyi.Her şeyi bilmek zorunda değiliz.Bilmediğimiz konuları bir bilene danışarak yardım almalıyız.Ben Şanslı'yı bulduğumda Şanslı'da pireden kaynıyordu.Bulduğum an onu aldım bir beze sardım.Bir veteriner hekimin kapısını çaldım.Ben bir kedi buldum.Bu kediyi beslemek istiyorum ama ilk defa bir kedim oldu.Bana bu konuda yardım edermisiniz? dedim.Sağ olsun yardımcı oldu...
Kalbimiz sıkıştığında doktora gitmeyipte başkasının kalp ilacını kullansak.
Gözümüze bir şey kaçsa,gözümüze parmak soksak.
Kulağımız kaşınsa kulağımıza şiş soksak vs ne olur halimiz.


Sevgiyle kalın...

24 Aralık 2010 Cuma

TASARIMLARIM VE FIKRA:)





Yılbaşı nedeniyle pasajımda ürünlerim indirimde
Blogger Evimin İncileri Belgin dedi ki...SEVGİLİ ŞANSLI,2 GÜN AYRI KALDIM LAPTOP DAN buralarda neler olmuş sağlıklı yaşam :), ayıcıklar bileklikler süpersiniz ellerinize emeğinize sağlık sevgiyle kalın...

Ben tembelleştim şu aralar sanırım 21 Aralık etkiledi sebep bulmam gerekiyor sa .) sevgiler

Arkadaşımın sebep bulmam gerekiyorsa lafı bu fıkrayı getirdi aklıma...Teşekkür ederim Belgin'cim bende bir sebep buldum bu fıkrayı paylaşıyorum sizinle...


NİYE ŞAPKA TAKMADIN
Güzelim tavşan kardeş bir gün ormanda şarkı söyleye söyleye ilerliyormuş.
La la la la la la....La la la la la la
Birden karşısına ayı çıkmış.
Sen ne yapıyorsun burada bakayım demiş.
Tavşan kem küm...
Ayı onu pata küte pata küte bir güzel dövmüş.
Ertesi gün bizim tavşan yine neşeli haliyle ormanda geziyormuş.
La la la la la la....La la la la la
Birden karşısına yine o ayı çıkıp onun bütün neşesini bozmuş
Sen ne yapıyorsun burada bakayım demiş
Mutlu tavşan korkarak kem küm dolaşıyordum ormanda demiş.
Ayı kocaman sesiyle tavşanı bastırmış
Sigaran var mı? demiş.
Tavşan kekeleyerek ben sigara kullanmam ki demiş.
Ayı dayak atmak için bir bahane bularak pata küte pata küte girişmiş tavşana...
Ertesi gün bizim tavşan bütün neşeli haliyle ormanda yine gezinmeye başlamış.
La la la la la...La la la la la....
Hiç ummadığı anda karşısına yine ayı çıkıvermiş.
Gür sesiyle sen ne yapıyorsun burada bakayım demiş.
Kem küm geziyorum demiş tavşan kardeş.
Sigaran varmı bakayım demiş ayı.
Artık akıllanan tavşan iki paket sigara çıkarmış.Filtreli mi?Filtresiz mi? istersin diye uzatış ayının önüne.
Çok şaşıran ayı bozularak bakmış etrafına...Homurdanmış kendi kendine...
Sen bu güneşli havada niye şapka takmadın bakayım demiş::))
Pata küte pata küte



Güzel bir hafta sonu tatili diliyorum hepinize.
Cumanız mübarek olsun.

Sevgiyle kalın:)

Görsel-GÖNÜL ÇELEN

22 Aralık 2010 Çarşamba

7 FARKLI BİLEKLİK...ÇOKTA FARKLI SAYILMAZ::))








Eve taşındığımızdan beri badana yaptırmak istiyorduk.Yalnızca salon ve koridoru...Anladım ki Darıca lılar yeşili çok seviyor.Duvar yeşil koltuklarda sarı olunca gerisini siz düşünün artık.Aslında evde ilk defa biz oturuyoruz, yani badana yeni...Şansımız varmış ki badanacı çok temiz ve güzel badana yapıyor,havada güzel daha ne olsun.Bunları anlatmamın nedeni bugün badana yapılmasını fırsat bilip bu yarım bileklikleri tamamlama fırsatım oldu.

Sevgiyle kalın:)

Görsel-GÖNÜL ÇELEN

21 Aralık 2010 Salı

AYICIKLI ANAHTARLIKLAR




Ordu'da yapmıştım bu sevimli ayıcıkları...Darıca'ya geldim geleli daha bir tembelim.Yok 2010 bana hiç iyi gelmedi.Bu sene hiç üretken değildim.İnşallah 2011 e şişleri alacağım elime::))İki ters bir düz...Yok yok hep düz dokumak lazım ki düz gitsin işler...İki ters bir düz dokursak yandık:(

Sevgiyle kalın:)

Görsel-GÖNÜL ÇELEN

20 Aralık 2010 Pazartesi

HADİ HOBBA::))

video
Hadi oğlum tığ gibi olacaksın ::))
Formumuzu böyle koruyoruz::)
TV açık bu tür müziği hiç sevmem:(Bunuda belirtmiş olayım.
7 kg


Sevgiler:)

GÜNÜN SÖZÜDUR DA::))


Tanrı'nın yaratığı bütün canlılardan sadece kedi, yemek için köleliği kabul etmeyen tek canlıdır.
Mark Twain


Sevgiyle kalın:)

19 Aralık 2010 Pazar

HAMSİ ŞİŞ!!!

Balığı çok seven birisi değilim.En sevdiğim balık mezgittir.En sevmediğim ise hamsidir.Ne biçim karadenizliyim ben:(İlgimi çekmediği için balık isimlerinden de pek anlamam.Mezgiti,somonu,hamsiyi birde alabalığı tanırım.Alabalığı babam ve ağabeyim dereden tutarlardı.Amanıııııın ne lezzeti olurdu.Şimdi havuzlarda yetişiyor hiç sevmiyorum.Sebzeli olursa hepsini yerim.Birde hamsi pilavı yapar ablam ve annem süper olur.Yani kendi isteğime göre olursa hayır demem::))Çok faydalı olduğu için ablamlarda bende yiyeyim diye değişik tatlar yapmaya çalışıyorlar.Faydasının bende bilincindeyim.Ablamlarla beraber olduğumuz zaman balık yanınada bol salata bizim için yeterli.Yanında başka yiyecekler olduğu zaman balığı çok iştahla yemek mümkün olmuyor.En azından benim için.Bu çok kolay bir tarif...Ablam tarafından yapılmış bir hamsi tabağı.
MALZEMELER
1 kilo hamsi
1 büyük baş soğan.
1 çay kaşığı karabiber.
1 yemek kaşığı sıvı yağ
kekik
tuz

YAPILIŞI
Hamsinin kılçıkları çıkarılır.Bildiğiniz gibi yıkayın.Biz et türü ürünleri tuz ile yıkıyoruz.Et kokusu kalmıyor.Tat ise daha güzel oluyor.Bir baş soğanı rendenin en ince yeriyle rendeleyin.İçine karabiber,tuz,yağ,kekik ve hamsiyi koyup harmanlayın.20 dakika bekletip şişlere dizin.Kuyruğundan ve başından olmak üzere dizin.Fırın ızgarasında pişiriyorsunuz.

Sağlıklı,mutlu,bol kazançlı bir hafta diliyorum hepinize.

Sevgiyle kalın:)

Görsel-GÖNÜL ÇELEN

17 Aralık 2010 Cuma

DEMİRCİİİİİİİİİİİ

Ne güzel durmuş değil mi?gökyüzünde.Öyle güzel durduğuna bakmayın.Ben örgü şişimide taksam bu çatıya yine güzel duracak.Keramet gökyüzünde çünkü...Bu eski bir TV anteni.Hatırlayanlarınız mutlaka olmuştur.Olmadıysa neden?siz benden küçük müsünüz yoksa?Bu gördüğünüz anteni kıskanmamak elde değil.Hem hiç bir işe yaramaz hemde Allahın en güzel nimetlerinden o faydalanır.Bütün gün bencil bencil güzelim mavi gökyüzünü seyreder.Kuşlarla dans edip akşama kadar şakır.Yeryüzünün en temiz suyuyla da duş alır.Onu oraya öyle sağlam yerleştirmişlerdir ki yağmur,kar,fırtına onun umrunda değildir.Bina yıkılsa o önemli bir bayrak gibi çatıda sapasağlam yerinde durmaktadır.İnsanoğlu onu kağıt üzerinde değil diliyle sigortalamıştır.Dil deyip geçmeyin çok önemlidir bu...Akşam üstü 6 gibi Tv açılıyor.Yarımda kapanıyor.6,5 saat TV izleyeceğiz burnumuzdan getiriyor bu gökyüzü şeytanı.Birde tek kanal.Zaten çok kanal olsa millet sinirinden çatlar valla bu antenle...Bir kanalla baş edemiyor.Haberlerden sonra DALLAS başlar.Babam radyosunu alıp maç dinlemeye çekilirdi.Bize bırakırdı televizyonu.Zaten babamla beraber izleyeceğimiz bir dizide değildi.Hatta şu anada her dizide gördüğümüz öpüşme sahneleri çıktığında birbirimizden utanır gözlerimizi kapardık.O sahnenin bittiğini konuşmalardan anlar izlemeye devam ederdik.Biz hep beraber DALLAS'a odaklanmışken bize naz yapmaya başlar bu anten...Tam Pem evi terk edecekken oldu mu? şimdi ya!Karıncalanmalar başladı.Şimdiki zaman olsa tamam.Her karıncalanmaya bir bitkisel ürün tavsiye ediyoruz.Ama zaman farklı.Bitkisel ürünlerde moda değil o zaman.Millet sana yağ,şeker vs kuyruklarındayken bitkisel yağları nerede bulacak.Tek bir çözüm var.Babam evet babam.Hemen babaya gidiyoruz işte böyle böyle.Babam antenin başında.Babama kadarda üç kişi yollarda kulaktan kulağa oynar gibi.Babam bağrıyor oldu mu?.Olmadıııııı...şimdiiii...yok yok...heh tamam baba öyle kalsın...Babam iki paçavra bağlayıp onu sabitliyor.İçeri gelmeden yine bozuluyor...Babam yine antenin başına.Tüh gördün mü? şimdi ya!Pem gece yarısı bu saatte nereye gider?Babi peşinden gitmiş midir? acaba.Tamda yerinde bozuldu bu anten yaaaaa...Anten yüzünden özet seyreder gibi izliyoruz artık DALLAS'ı...Pem'in ne olduğunu anlamadan Lusinin sorunları çıkıyor ortaya.Ceyar zaten bizim antenden beter.Soluk aldırmıyor millete.Sorun sorun üzerine ne oluyorlarla biz 7 kişi anten peşinde.Babam elini bıraktığı an TV bozuluyor.Bazen derdim ki buraya yarım kilo et alıp bağlayalım.Bu ne ya...Babam bize bir iyilik yapsa da dizi bitene kadar tutsa şu anteni diye içimden geçmiyor değildim.Oysaki piyasanın en iyi antenlerinden almıştı babam.Şimdi olsa onu demirciye satar onurunu zedelerdim........

Sevgiyle kalın.
Cumanız mübarek olsun...

14 Aralık 2010 Salı

YOKLAMA!!!

İlk okula köy yerinde başlamıştım.Çevremdeki herkes okullu olduğu için bende illaki okula gideceğim diye çok ağlayınca;daha 6 yaşını doldurmadan okula başladım.Ağabeyimle aramda 6,ablalarımla teki 5 tekide 4 yaş fark olduğu için onlar okulda epeyce bir tecrübe kazanmışlardı.Evde Sabri öğretmenden bahsediyorlardı arasıra.Kafatası avcısı olduğunu duyuyordum onlardan::))Her sınıfa ayrı bir öğretmen bakıyordu.Birinci sınıfları Sabri Sönmez adlı öğretmen okutuyordu.O öğretmenle ilgili aklımda kalan çocukların kafalarını ısırmaları oldu.Sevdiğinin kafasını ısırır,kızdığının kafasını ısırır.Yaşımın küçük olmasından dolayı okula başlamam,okullar açıldıktan sora karara bağlandı.Bende haliyle okula gittiğimde bazı şeyleri diğer çocuklar öğrenmişti.Gittim bir sıraya oturdum.Sabri öğretmen geldi.Herkes ayağa kalktı bende kalktım.Oturun dedi oturduk.Sabri öğretmen öğrencilerin ismini okumaya başladı.Kimin ismini okursa ayağa kalkıyor numarasını söylüyor.Ben yeni geldiğim için benimkini en son okudu.Numaram bana söylenmemişti.Ben ne yapacaktım şimdi.Ya kafamı ısırırsa:(Neyse adımı okudu ayağa kalktım.Onu korkutmak için ben babamın kızıyım dedim::))Amacı benimle eğlenmekmiş meğer ne bileyim.Gülmemek için kendini zor tuttu.O zamanlar öğretmenler daha bir ciddiydi.Ama bana hiç biri ciddi kalamıyordu.Çok güldürüyordum onları.Yaşım çok küçük olduğu için bazı disiplin kurallarını çok çabuk idrak edemiyordum.Küçücük kırmızı bir çantam vardı.Bavul tarzında.Elime alır yola çıkardım.Biraz ilerleyince her hangi bir öğretmene rastlardım.Çantamı elimden alırlardı.Ya elimi tutar yada beni kucaklarına alırlar o şekilde okula giderdim.Okula gidince ise 2. sınıfın öğretmeni beni içeri alır sobanın başına oturturdu.Sabri öğretmenim şimdi sizlere ömür.Nur içinde yatsın inşallah.Benim üzerimde emekleri çok olmuştu.Hı Sabri öğretmenim kafamı ısırdı mı?Tabiki::))Korkacak kadar değilmiş::))
Numaram ise 253 tü.
Siz numaranızı hatırlıyormusunuz?Hatırlıyorsanız paylaşın lütfen:)


Sevgiyle kalın:)

13 Aralık 2010 Pazartesi

PİSİLERİ UYANDIRMAYA DEVAM::))



Kuyrukları çekmeye devam::))Aman her gördüğümüz pisinin değil!Yalnızca benim keçeden kitap ayracı olarak yaptığım pisilerin kuyruğu çekilip uyandırılacak::))

Sevgiyle kalın:)

Görsel-GÖNÜL ÇELEN

12 Aralık 2010 Pazar

UYUYAN PİSİ (KİTAP AYRACI)





Sizi kitapların arasına yerleştirdim ya daha ne isterim.Siz kitabın arasında mışıl mışıl uyuyun.Biri gelsin sizi kuyruğunuzdan tutsun uyandırsın.Böyle bir şey var mı?ya.VAR VAR::))

Sağlıklı,mutlu,bol kazançlı bir hafta sizinle olsun.
Sevgiyle kalın:)

Görsel-GÖNÜL ÇELEN

10 Aralık 2010 Cuma

EY İNSAN!!!

Burası Darıca,gece yarısından beri bir kış kıyamet.Hadi hayırlısı diyelim.Oysa dün ne güzeldi hava,günlük güneşlikti.Ne yapalım Allah'tan gelenin her zaman başımızın üzerinde yeri var.Ben biraz bugün size dünden bahsetmek istiyorum.Dün biz üç kız kardeş GYTE deydik.Burası neresi?Burası Gebze'de bir üniversite.Bizim burada olma sebebimiz ise,Cemalnur Sarkut hocanın konferansı vardı.Ağzımızın içine kadar gelmiş kaçırılır mı?Buda 2010 a ait son konferansıymış.Salon dolmadan herkesten önce geldi.Kendi nede insana da saygısı ne kadar büyük dedim kendi kendime.
Cemalnur Sarkut kimdir?
3 Kasım 1952 İstanbul doğumludur.
Hayatını hep eğitim alarak geçirmiştir.
Devlet mimarlık mühendislik Akademisi Kimya Fakültesini bitirmiştir.
Mesnevi ve Kuran üzerinde uzun yıllar çalışmaları olmuştur.
Afrika kökenlidir.
Genç yaştaki evladını kaybederek evlat acısı çekmiştir.
Türk kadınları kültür deneği İstanbul başkanıdır.
Benim için o bir hiçtir deyin.Diyen biridir.
Bu kadarla bitmiyor tabiki;ama ben sizi fazla uzun yazarak sıkmak istemiyorum.
İlk önce bu tür etkinliklerinden dolayı GYTE ye minnettarım.Bizi ismini hatırlamadığım bir DOÇ.karşıladı kapıda.Hoş geldiniz dedi.Kısa bir sohbetten sonra yerimizi aldık salonda.İlk önce öğrenci arkadaşlarımızdan biri ufak bir konuşma yaptı.Daha sonrasında Doç. bayan Cemalnur Sarkut kimdir anlattı.Peşindende Sevgili hocamızı kürsüye davet etti.Cemalnur Sarkut hocamız,ben kimim ki;ben neyim ki!ben bir hiçim diyerek başladı konuşmasına.Peşinden Tasavvufa değindi.
Muharrem ayında olduğumuzdan,bu ayın öneminden Peygamberlerin bu ayda önemli hadiseler yaşadığından.Örnek;Nuh'un tufanının bu ayda olduğundan.
İslam,farklılıklara hürmet demektir.
Edep,her yerde Allah'ı seyretmek,görmek demektir.
Mesnevi;Kuran'ın açıklaması.
Aşk;İki kişinin yanyana gelip,bir noktaya bakmasıdır.
Müslümanlık;Teslimiyet demek.
Mevlana hz'den bahsetti.
Şems;Güneştir.
Mevlana;Ölümü daima kabul eder.
Nefis;kadını temsil eder.Akıl;erkeği.
Hak benden memnun mu? düşüncesi tasavvuf gözlüğünü takmaktır.
İbadetlerin en yücesi namazdır.
Sabah namazı;Sırrımızın namazı,
Öğlen namazı;Tam ruhun namazı.
İlkindi namazı;Gönül namazı.
Akşam namazı;Nefis namazı
Yatsı namazı;Bütün huylarımızı secde eder.
Bir insanı vs seveceğiz.Kalbimizde yer etmeyeceğiz.Yani taparcasına sevmeyeceğiz.
Daha bir çok şey var anlattığı dediğim gibi sıkıcı olmayayım.Güler yüzlü,alçak gönüllü.Anlattıkça anlatıyor.Hiç bıkıp usanmadan.Ben giderken fotoğraf makinamı unutmuşum.Ceple çektim ama pek net çıkmamış.O nedenle yayınlamadım.En son plaket verildi.Bizde Boy-24 en 15,5 cm olan kitabını tam 15 liraya aldık.Sayfa,561 sayfa...Hizmet uğruna bedava.Kitap üsteki kitap.Birde imzallatık sağ olsun kırmadı bizi.Şimdi büyük ablam başladı okumaya sırayla okuyacağız inşallah.
Arabaya bindik geri geliyoruz.Şöyle dedi böyle dedi derken.Abam orada bir şey unuttu.Harf alayım dedi.Güle oynaya neşe içinde eve geldik.Kulaklarda pas kalmadı.


Sevgiyle kalın:)

Görsel-GÖNÜL ÇELEN

8 Aralık 2010 Çarşamba

BODY WORLDS

Basın toplantısında konuşan BODY WORLDS sergisinin yaratıcısı, anatomist Dr. Gunther von Hagens, bu sergiyle kim olduğumuzun, nasıl düşündüğümüzün, ne hissettiğimizin, nasıl doğduğumuzun, yaşlandığımız ve öldüğümüzün öyküsünü anlattığını söyledi. von Hagens, "Bugün 65 yaşındayım ve son 35 yılımı anatomist olarak geçirdim. Bu süreçte insan vücudunun anatomik açıdan mükemmelliğine tanık oldum. Plastinasyon sayesinde insan anatomisini medikal dünyanın dışında, sizlerle de paylaşabiliyor olmaktan mutluluk duyuyorum " dedi.
Dünyaca ünlü si- açılışı 11 Haziran 2010 tarihinde İstanbul 'te düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı.
Buradan alıntı...
Videosunu mutlaka izleyin...Burada İnsanı düşünmeye zorluyor....
Sergi 17 Aralıka kadar Karaköy Antrepo 3 de


Sevgiyle kalın:)

4 Aralık 2010 Cumartesi

KEDİLİ CEP TELEFONU KILIFI



Bu ne ya!kedi kadın oldum çıktım::))Bu cep telefonu kılıfını Ordu'da örmüştüm.Eve dönünce tamamladım.Hepinize güzel hafta sonu tatili diliyorum.

Sevgiyle kalın.

Görsel-GÖNÜL ÇELEN

2 Aralık 2010 Perşembe

NE BİLEYİM BU KALABALIKTA BEN!!!

Adamın biri bilet almak için gişeye yaklaşır.
Bana bir bilet verirmisiniz?der.
Gişedeki adam sıraya geçin der.
Adam arkasına döner bakar.Etrafta kendinden başka kimsenin olmadığını görür.
Tekrar gişeye döner.Bir tane bilet verirmisiniz?der.
Gişedeki adam,beyefendi lütfen sıraya geçin der.
Adam arkasına döner yine bakar,yine kimse yok.
Tekrar döner.Bir bilet istiyorum der.
Gişedeki adam yüksek ve kızgın bir sesle.
Beyefendi sıraya geçsene der.
Adam dayanamaz gişedeki adama bir yumruk atar.
Gişedeki adam,gözünü açtığında ne oldu bana der.
Yumruğu atan adamda,ne bileyim bu kalabalıkta ben der::))


Bu gün ilk defa Darıca'da ilaç yazdırmak için sağlık ocağına gittim.Sağlık ocağı iki ayrı binadan oluşuyor.Biri iki katlı biride yerden bitme bir şey işte.Aile hekimliliği olayıda çıktı ya;doktorumu öğrenmek için yerden bitme binaya gönderildim.Doktorumun kim olduğunu ve hangi kata çıkacağımı söylediler.Kat 5 miş.Aklımdan ben 5 katlı bir bina görmedim diye geçirdim ama demek ki varmış dedim.Arkamı döndüm diğer bina tam benim dediğim gibi 2 katlı.Memura döndüm siz 5.kat dediniz ama karşıdaki bina 2 katlı.Başka bir binaya mı gideceğim dedim.Yok yok en üst işte dedi.Yanlış duydum desem elimdeki kağıtta da kat 5 yazıyor.Sonra anladım ki;bütün hastalara aynı şeyi söylüyormuş.Kat 5::))

Sevgiyle kalın:)

1 Aralık 2010 Çarşamba

AŞK KEDİLERİ (YILBAŞI ÖZEL)

Aşk kedilerini bu sefer yılbaşı için hazırladım.Keçe çalışması.Zevkli bir çalışma oldu.9cm boyunda.Broş olarak bakalım kimin yakasında yerini alacak.


Sevgiyle kalın:)


Görsel-GÖNÜL ÇELEN

30 Kasım 2010 Salı

SAFİYE SULTAN (MİM)


Sevgili arkadaşım aysema tarafından mimlenmişim.Konusu kitap olduğu için daha bir ısındım bu mime:)Çok teşekkür ediyorum.
Mimin Kuralları...
Kitaplarınızın karşısına geçin.Gözlerinizi kapatın.İçinden bir kitap seçin.Bu kitabı hediyede almış olabilirsiniz.Kendinizde almış olabilirsiniz.Aldığınız anı paylaşın.Kitabın yapraklarını karıştırın ki!kokusunu içine çekebilesiniz.50. sayfasını açıp oradan bir paragraf seçin.Onu mimin konusu olarak blogunuza yazın.Daha sonrasında 3 arkadaşınızı da siz mimleyin.
Aynı sizin dediğiniz gibi gözlerimi kapadım.Hangisi çıkacak diye heyecanlandım.Kitapların içinden bir kitap seçtim.Görmeyen gözlerimle seçtiğim kitap SAFİYE SULTAN dı.Kitaplarımı hep kendim aldım.Aysema arkadaşım hediye aldığı kitabı ve küçük bir notu paylaşmış bizimle çok hoşuma gitti.Kitap hediye almak güzel olmalı diye düşündüm.Safiye Sultanı aldığımda başka kitaplarda almıştım yanında.Ama bu kitap beni çok heyecanlandırmıştı.Yaşanmış hikayeleri okumayı daha çok seviyorum.Bu kitap 3 ciltten oluşuyor.Bu benim okuduğum ise son cilt.Ben diğer ciltleri okumadım.Konu 16.yüzyılda Osmanlı döneminde geçiyor.Keşke geçmez olaydı.Bu ne azgınlık,bu ne sapkınlık desem size biraz anlatmış olurum sanırım.O dönemden çok utandım...Kabuslar gördüm...Aslında Osmanlıyla ilgili çok şey yazmak istiyorum ama düşünce özgürlüğümüz olmadığından bu kadar yeterli diyorum.
50.Sayfadan bir paragraf
Ama biliyorum bunu anlatmak güç,tarif etmekte...Tıpkı dervişlerin Allah'la olan gizemli ilişkisi gibi buda açıklanması neredeyse olanaksız bir durum.Bunları genellikle hanımımla bile konuşamıyorum.Böyle durumlarda beni hemen'Gazanfer, kendine gel,canımı sıkıyorsun ,hadi yapacak bir yığın iş var',diye uyarır.Sık sık onun,yaşadığı haremi tanımadığını düşünmüşümdür.Her şeye karşın o bir hristiyan olarak doğup büyütülmüş biri."
Beni izleyen bütün blog arkadaşlarım bu mimi  istedikleri taktirde cevaplayabilir.

Sevgiyle kalın:)

26 Kasım 2010 Cuma

ŞANSLI KOLYE 2 VE ÖDÜLÜM...



Sevgili arkadaşım SEVGİLERİMLE ve yarimay bana bu güzel ödülü layık görmüşler.Bende seve seve kabul ettim.Her ikinizede teşekkür ederim.Bende bu ödülü beni izleyen bütün blog arkadaşlarımla paylaşıyorum.

Sağlıklı,mutlu bir hafta sonu tatili sizinle olsun.

Sevgilerimle:)


Görsel-GÖNÜL ÇELEN

24 Kasım 2010 Çarşamba

KEDİLİ BEBEK KAZAĞI

Senelerce makinaların üzerinde gördüğüm kazağı,bu sefer elimde ördüm.Bu benim ilk örgüm değil.Bundan önce mavi kuş için bir hırka örmüştüm.Şişle örülen örgü çok zevkli.Bu bebek kazağını 0 yaş için ördüm.3,5 numara şiş kullandım.Reglandır.Küçücük bir pisi ile minik kazağımıza hareket kazandırdım.Lastik çift katlı bir lastik.Bu lastiğin yapılışını ileriki günlerde anlatmayı düşünüyorum.Çok sevdiğim bir lastik türüdür.

Sevgiler:)

Görsel-GÖNÜL ÇELEN

22 Kasım 2010 Pazartesi

BAHÇEMDEKİ DUMAN VE KURABİYE:)

Ben geldiğimde kendini siteye kabullendirmişti.Bunu kabullenmemek mümkün mü?hiç durmadan bağrıyor.Ta ki dediğini yaptırana kadar.Bizim site iki binadan oluşuyor.Çok kalabalık olmaması benim ve kedilerim açısından çok iyi.Çok kalabalık olunca çok ses çıkıyor.Ben gelmeden önce sitenin yöneticisi bakıyormuş.Şimdi hep beraber bakıyoruz.İstediği zaman apartmana giriyor.Onu hiçbir yerden atan yok.İstediği zaman çıkıyor.
Yalnız geldiğimde bir ismi yoktu.Adını Duman koydum.Balkona çıktığımı gördüğünde hiç durmadan bağırıyor.Tiz incecik bir sesi var.Şu kulağı tırmalayanlardan::))Çok güzel bir yüzü var.Şu tv de wiskas reklamındaki kedilere benziyor.Ağzının içi pespembe:)
Bayram sabahı çocukların arasında bayramlaşmaya gelmişti bize...Bayramdan önce çekilmiş resimler bunlar.Bir avuç mamasını aldı gitti.Bu resimleri o kadar zor çektim ki! bir dakika yerinde durmuyor. Dişi bir kedi.
Afiyet olsun:)
Ay bu beni çok üzüyor:(Tos tombalak...Hiç aç kalmışa benzemiyor ama yüzüne bir bakın.Niye böyle hüzünlü bakıyor?Adını kurabiye koydum.Adı ona çok yakıştı.Al bunu kıtır kıtır ye::))Huyuda öyle kurabiye gibi.Versen yiyor vermesen istemeyi bilmiyor...Bana sorarsan o da istesin istiyorum. Hürrem Takı kedisinin ismini kurabiye koymuştu.İsmini değiştirince ha tamam,tam benim kediye göre bir isim dedim.
Ben mama verene kadar böyle bakıyor.Bir gün ağlatacak bu kedi beni:(
Bu da kıskanç Şanslı!Ben Duman ve Kurabiyeyle ilgilenirken kendini atacak gibi oluyor buradan.Bakışa bak::))Koca kafalı::))Şanslı'ya Şanslı dışında söylediğimiz diğer isimler.Soy adımla çağırıyorum,Şanslıçi,Oğluçi,oğlan,bebem daha ne olsun::))Adı üzerinde Şanslı işte:)

Sağlıklı,mutlu bol kazançlı hafta olsun hepinize.
Sevgiler:)


19 Kasım 2010 Cuma

GÜNÜN SÖZÜ!!!

Edepli edebinden susar.Edepsiz ben susturdum sanar.   
                                                                          
                                                                           Frued

Sevgiyle kalın:)